“Doğru Yol Tutmak” isimli yazımın girişinde temel sorun sahasını açıklamıştım. Aynı yaklaşımla diğer bir önemsediğim konuya geçiyorum: Amatörlük!

Son dönemde yaşananlara karşın milletin verdiği reflekse bakarak bir hayli karamsarlık yaşadığımı ifade etmiştim. Çünkü doğru düşünme, yorumlama ve karar verme, ileri görme, planlama, sağlam iş üretme ve sorumluluk duyma gibi konularda derin sorunların varlığı gün yüzüne çıktı, diye ifade etmiştim. Bazı temel konuları tekrar edecek şekilde ama en baştan irdelemekte yarar gördüm. Bu yazı ile basit ama günümüzde önemli bir sorun sahası olan amatörlük konusunu irdeleyelim.

Çok iyi biliyoruz ki, amatörlük iki anlamda da kullanılır; ilki para karşılığı iş yapmak, örneğin zevk için iş yapmak; ikincisi ise işin ehli olmamak, örneğin para kazansa da bunu olması gereken yetkinlikte yapamamak.

Amatörlük profesyonelliğin karşıtıdır, buradan anlaşılan para için iş yapmak ve ustalıkla, yetkin bir şekilde iş yapmaktır.

İşte buradan hareketle şunları açıkça sorabiliriz: İşini iyi yapamayan bir devlet memuru profesyonel midir, yoksa amatör müdür? İşini iyi yapmayan bir avukat profesyonel midir, yoksa amatör mü? Enjeksiyon yaparken damarı bulamayan bir hasta bakıcı profesyonel midir, yoksa amatör mü? Yatırımları iyi yönlendiremeyen ama ağzı çok iyi laf yapan bir finans danışmanı profesyonel midir, yoksa amatör mü?..

Bu örnektekiler kendilerini nasıl görürlerse görsünler, dışarıdan gözle ne olduklarını öğrenebilecek imkanları olabiliyor mu? Kim bu durumdakilere, “sen bir amatörsün?” diye sorma hakkına sahip? Sorulsa ne olur? Hele iş işten geçtikten sonra…

Hangi ülkeler veya kurumlar amatör, hangileri profesyonel? Hangi liderlik pozisyonları nasıl çalışıyor? Düşünün, bir uluslararası kurumun içinde bir denetçi geldi ve sizi denetliyor!

Yetkinlik açısından olgunlaşmamış ve aslında bir amatör olan güvenlik görevlisi, hukuk adamı, bürokrat, denetçi, mühendis, teknisyen, hasta bakıcı veya sanat alanında iş yapmaya çalışan biri olursa ne olur? Örnekleri siz aklınızdan çoğaltın.

Ya eğitim sistemi ve kültürel yapıda sürekli rüzgarlar esiyorsa, yeni nesil böyle yetişiyorsa, toplum olarak bu anlamda bir tanım yapılabilir mi? “Amatör toplum!” gibi…

Ya ideolojik bağlamla yetkililere ve sorumluluk altındakilere ideoloji aşılanıyor ve onlar bir şekilde yönlendiriliyorsa, bu profesyonelliğin tanımı geçerli olacak mı?

Tersine bakalım. Birisi yaptığından ücret almıyor ama işinde, değil kendi toplumunda, dünya çapında çok iyi bir seviye yakalamış; bu amatör müdür, profesyonel mi, yoksa ikisi arasında bir yerde mi? Örneğin dijital dünyada son zamanlarda adını sıklıkla kullandığımız bilgisayar korsanları, zevk için işlerini yapıyorlar ama koca sistemleri çökertebiliyorlar, hatta sivil toplum kuruluşu gibi örgütlenebiliyorlar. Bir de bunlar toplumların, kurumların, hatta uluslararası sistemlerin kendi düzenlerinde değişiklik yapmalarına sebep oluyorlar. Yani bazıları belirleyici olup çok büyük maliyetli sektörlerin tekrar kurulup işletilmesini sağlıyorlar. Nedir yani, her şey çok basit mi açıklanacak; amatör!..

Örneğin bir devlet, üniversite mezunu birini işe almış ve birkaç kurs sonrası bir masaya oturtmuş. Bu herhangi bir yerde görev almış biri olabilir. Örneğin ona şu görev verilsin; “Devletin düzenine bağlı bir tanımla zararlı siteleri veya öne çıkan iletileri takip et ve onlarla sanal ortamda savaş!” Bizde olmasa da dışarıda bir ülkede böyle bir görevin olduğunu bir anlığına kabul edelim. Eğer bu görevli her yaptığıyla basit bir kullanıcı tarafından bile fark edilebiliyorsa, profesyonellik bu işin neresinde? Devletinin otoritesinde veya gücünde mi, yapılan işte mi, yapanın inisiyatifinde mi?

Ayrıca bu gibi işlere birini verdiniz, ama aynı zamanda ideolojik yaklaşan biri olsun, yaptıkları sizi ta nerelere kadar götürür, tahmin edebiliyor musunuz? Ama her şey kamu yararınadır ve yasaldır!

İşte buna yasal olmayan ve dışarıdan birileri, çok daha profesyonel uygulamalarla bazı işleri yaptırıyorsa, kim mağdur, kim kazançlı, bilmek mümkün olabilir mi? Bir bulmaca gibi!

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki! Yenilikler ve bilişimle ilgili süreç inanılmaz hızda ilerliyor. Takip bile edilemiyor. Sürekli yeni uygulamalar hantal yapıların işlerini başarıyla yapmalarına engel bir yapıda.

Hatta bugün profesyonelmiş gibi yapılan bir iş, yarın sabah uyanıyorsunuz, çok amatörce geliyor size. Çünkü değerler değişiveriyor. Öyle değil mi?

Örneğin çok araştırdığını zannederek yatırım öneren bir finansçıyı düşünün. Ona güvenip şansınızı deniyor, bir miktar kaynağınızı riske ediyorsunuz. Ama ertesi gün size, “Pis amatör!” dedirten sonuç, belki içindekilerle birlikte birkaç köy arazisini veya adayı satın alacak büyüklükte. Yani bir amatör tarafından mı kandırılmış oluyorsunuz, diğer taraftan, siz mi amatörce bir karar verip o finansçı ile iş yapıyorsunuz, yoksa ertesi gün yaşanan durumda çok başka, göremediğiniz bir yerden sizin kaynağınız mı hedeflenmiş?

“Özel yetenek konularına değinmeden bu konuyu kapatamazsın,” diyenleri duyar gibiyim. Ama bu konu zor değil! Örneğin bir spor veya resim akademisini bitiren şahsın, sporcu veya ressam olarak tanınacağını mı kabul edeceğiz? Bu sorunun cevabı kültürü oturmuş toplumlarda ezelden beri bellidir. Örneğin bir resim bölümü mezunu, isterse sayısız resim satsın, eğer o toplumun sanatçı heyetince (ki yeterli sayıda uluslararası tanınmış sanatçıya sahip olduklarını kabul ediniz) bir elemeden geçemiyorsa, adı ressam diye anılmıyor bile.

Profesyonellik başka bir iştir sanatta, sporda. Olimpiyatlarda madalya alabilmek için bir Amerikalı veya Rus atletin veya yüzücünün nasıl bir süreç geçirdiğini biliyoruz. Eğer bazı toplumlarda bu tip başarılar olmuyorsa, amatörlüğe veya profesyonelliğe doğru bir bakış sağlanamıyor demek de mümkündür.

Yanlış anlamayın, ben böyle bir yazı ile olumsuz değil, olumlu sonuçlar çıksın isterim. Hedfim bu! Örneğin sporda profesyonelliğe doğru bir bakış sergilemekte sıkıntı içinde olan toplumların diğer alanlarda da aynı sorunla karşı karşıya olabileceğini düşünerek, her kesimde genel bir doğru bakış açısını önermek istiyorum. Dolayısıyla, “profesyonelleşmek için ciddi politikalar üretilmelidir,” diyebiliriz.

Çağımızda işlerin karmaşıklığına paralel olarak bir daha bu tanımın üzerinden geçmek gerekecektir. İşaret etmeye çalıştığım gibi, amatörlükler sıkıntı yaratabiliyor.

Aman böyle sıkıntılı profesyonel veya amatör tipler benim önüme düşmesinler de!..

Çağımız işleri zaten karmaşıklaştırıyor!.. Yaşama ciddi bakalım, profesyonel akılla hareket edelim. Değilse; ya o işi yapmayalım, ya da çok kısa zamanda gerekli donanımları kazanma yoluna gidelim; ama önce işi “hak” edelim. Bu fikir bizi, yaşadığımız dönemde işimizi hakkınca yapmak, sorumluluklarımızı yerine getirebilmek, hak ve adaletten yana  güvenilir olmak açılarından, önemli kılacaktır.

Görüş Gönder

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.